AnasayfaHakkımızdaGüzel Yazılarİyi KitaplarBizim ArşivBağlantılarDost SitelerGörüşlerinizİletişim
 
Öğretmenlere Özel Yazılarımız Sizden Gelenler Tavsiyeler Sözler Hazinesi Forum
 
 




TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERS NOTLARI
 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

CUMHURİYET DÖNEMİ

 

Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)

·  TBMM’nin açılması ile cumhuriyete dayalı bir devlet kurulmuş fakat ortamın müsait olmamasın­dan dolayı kurulan sistemin adı açıkça söyleneme­miştir.

·  İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u boşaltması ile devlet merkezinin neresi olacağı sorunu ortaya çıkmış; 13 Ekim 1923’de Ankara’nın başkent ilan edilmesi ile bu sorun ortadan kalkmıştır.

·  Ekim 1923’de Meclis Başkanı Yardımcısı ve İçişleri Bakanı seçilmesi gerekiyor, fakat meclis bu seçim işinde anlaşma sağlayamıyordu.

·  Meclisin çalışamaz hale gelmesi ise hükümet bunalımını oluş­turdu. Bunun üzerine Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti (27 Ekim).

·  Yeni hükümetin kurulması ko­nusunda da problemler çıktı. Bu aksaklıklar meclis hükümeti sisteminden kaynaklanıyordu. Bu sisteme göre bakanlar, meclisten tek tek seçiliyordu.

·  Mus­tafa Kemal, mecliste oluşan bunalımın rejimden kaynaklandığını ve bu bunalımın kabine sistemi ile aşılacağını belirterek cumhuriyetin ilan edilmesine karar verdi.

·  Kabine sistemine göre meclis, Cumhurbaşkanı’nı seçecek, Cumhurbaşkanı Başbakan’ı tayin edecek; Başbakan da meclisten uyumlu çalışabile­ceği kişileri Bakan olarak belirleyerek kabineyi kuracak­tır.

·  Mustafa Kemal, ilk Cumhurbaşkanı,

·  İsmet İnönü ilk Başbakan,

·  Ali Fethi Okyar ilk Meclis Başkanı oldu.

 

Cumhuriyetin İlanı’nın Önemi:

1.Rejimin ve devletin adı belli oldu.

2.Devlet başkanlığı sorunu çözüldü.

3.Kabine sistemine geçildi.

4.1921 Anayasası’nda ilk önemli değişiklik yapıldı.

5.Daha uyumlu ve yürütmeyi aksatmayacak hükü­metlerin oluşması için zemin hazırlandı.

6.Meclis başkanlığı ile hükümet başkanlığı birbirin­den ayrıldı.

Not: Yasama ve yürütme görevlerinin TBMM’nin açıldığı zaman TBMM’ye verilmesi cumhuriyet sisteminin oluşacağının habercisiydi.

  

Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

Sebepleri:

1.Halife Abdülmecit’in TBMM’nin belirlediği kurallara uymaması.

2.Halifeliğin laiklikle bağdaşmaması.

3.Halifeliğin cumhuriyet rejimi ile çelişki içinde olması

4.Halifelik makamının cumhuriyet karşıtları için sığınak haline gelmesi.

5.Halifelik makamının yapılacak inkılâplar için engel görülmesi.

6.İslam ülkelerinde sömürgeleri olan Avrupalı dev­letlerin halifeliği temsil eden Türkiye’yi kendileri için potansiyel tehlike olarak görmesinin Tür­kiye’nin dışişlerini olumsuz etkilemesi.

 

Halifeliğin Kaldırıldığı Gün;

1.Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.

2.Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak yerine Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Baş­kan­lığı kuruldu.

3.Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının yetkilerini bünyesinde bulunduran Er­kan-ı Harbiye Vekâleti kaldırılarak; yerine Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı oluşturuldu. Böylece askeri yetki ile siyasi yetki birbirinden ayrılmış oldu.

Açıklama: 19 Aralık 1924’de komutanlık ile mil­letve­killiği birbirinden ayrıldı. Olağanüstü durum­dan dolayı Kurtuluş Savaşı yıllarında komutanlardan bir kısmı aynı zamanda milletvekiliydi.

 

4.Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıka­rılmasına karar verildi.

Açıklama: 1921 Anayasası şer’î hükümlerin yü­rürlüğünü TBMM’ye vermekle halifeliği yetkisiz ve sembolik duruma getirmiştir.

 

Halifeliğin Kaldırılmasının Önemi:

1.Laikliğe geçişin en önemli aşması oldu.

2.Cumhuriyetin karakteri tam olarak belli oldu.

3.Ümmetçilik en önemli dayanağını kaybetti.

4.Ulusal egemenlik pekiştirildi.

5.İnkılâp süreci hızlandı

6.Dış ilişkilere yönelik soğukluk ortadan kalktı.

7.Ümmetçilikten milliyetçiliğe geçişte önemli bir adım daha atıldı.

 

Partiler ve Çok Partili Döneme Geçiş Denemeleri

·  23 Nisan 1920’de açılan ilk TBMM’de siyasi partiler yoktur. Bütün vekiller Misak-ı Milli’yi gerçek­leştirme fikri etrafında birleşmişti.

·  İlk anayasa ha­zırlanırken; mecliste Tesanüt, İstiklal, Islahat ve Halk Zümresi gibi gruplar oluştu. Mustafa Kemal bu zor durumun aşılabilmesi için meclis de 1. Grup da denilen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nu kurdu.

·  Mustafa Kemal, yapacağı işleri bu grupla beraber yapmaya çalıştı. Bu grubun karşı­sında olanla­rın tümüne birden 2. Grup ya da Mu­hafaza-i Mu­kaddesat Grubu dendi.

·  Lozan görüşmelerinin olduğu dönemde, devletin yönetim şekli ve barıştan sonra izlenecek iç siyaset konusunda mecliste görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Bu durum karşısında meclis, 1 Nisan 1923’de se­çimlerin yeniden yapılarak meclisin yenilenmesi kararını alarak dağıldı.

·  Mustafa Kemal yeni meclis için yapılan seçimlere inkılâpçı kişilerin aday olmasını sağladı.

·  Seçimler, 23 Nisan 1923’de yapıldı ve II. Meclis 11 Ağustos 1923’de çalışmaya başladı. Lozan Antlaşması’nın onaylanması, Ankara’nın başkent ilan edilmesi ve cumhuriyetin ilan edilmesi gibi birçok iş II. Meclis tarafından yapıldı.

·  1923.1927 arasındaki büyük inkılâpları yaptığından dolayı II. Meclise inkılâpçı meclis de denilir.

 

Cumhuriyet Halk Fırkası

·  Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu, 9 Eylül 1923’de Halk Fırkası’na dönüştü. Mustafa Kemal, gerçekleştirmeyi düşündüğü inkılâpları parti programına koymuş ve bu partiyi her hangi bir toplumsal sınıfın değil; bütün halkın partisi yap­maya çalışmıştır. Mustafa Kemal bu şekilde inkılâpları halka mal etmek istiyordu.

·   Halk Fırkası, 1924’de Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF);

·  1935’de ise Cumhuriyet Halk Partisi adını almıştır. Bu partinin başkanlığını ve cumhurbaşkanlığını 1938’e kadar Mustafa Kemal yürüttü.

·  1938 ile 1950 arasında İsmet İnönü, CHP’nin başkanlığını yürüttü. Parti, 1980’de kapatıldı.

·  CHF, devletçilik ilkesini benimsemiş olmasından dolayı kendisinden sonra kurulan partilerden ayrılır.

Açıklama:

·  Halkın istek ve şikâyetlerinin meclise daha iyi yansıması için çok partili hayat denendi. Fakat gerek halk buna hazır olmadı­ğından gerekse inkılâplar tam olarak oturmadığından dolayı çok partili hayatın uygulanması sonraya bırakıldı.

·  Tek Parti Sistemi, hükümetin denetlenmesini ve eleştirilmesini güçlendirmekteydi.

  

Terakkiperver (İlerici) Cumhuriyet Fırkası

·  Milletvekilleri arasında saltanatın kaldırılması, halifeliğin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı sonu­cunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

·  Halk Fırkası içinde en fazla karşı çıkılan konular devletçilik ve inkılâpçılık oldu.

·  Görüş ayrılıklarının giderek art­ması sonucunda CHF’den ayrılan milletvekilleri ile ordudaki görevlerinden ayrılan milletvekilleri, 17 Kasım 1924’de Terakkiperver Cumhuriyet Fırka­sı’nı kurdular.

·  Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Adnan Adıvar partinin ileri ge­lenleridir.

·  TCF, devletçilik ile inkılâpların hızlı ve köktenci olmasına karşıydı.

·  Ekonomide liberalizmi benimsi­yordu.

·  Partinin dini inançlara saygılı olduğunu slogan haline getirmesi, eski düzeni isteyenleri bu partide topladı. 

·  TCF, Şeyh Sait İsyanı sonucunda Bakanlar Kurulu kara­rıyla kapatıldı.

Açıklama:

·  TCF ilk muhalefet partisidir.

·  Rejimin yeniliğinden dolayı bu partinin kurul­ması acelecilik­tir.

 

Şeyh Sait Ayaklanması

Sebepleri:

1.Yenilik hareketlerinin istenmemesi.

2.Toprak ağalarının yeni devleti çıkarlarına uygun bulmaması.

3.Musul’u Türkiye’ye vermek istemeyen İngil­tere’nin Irak ile Türkiye arasına tampon vazifesi görecek olan Kürt Devleti kurdurmak istemesi.

4.Doğu Anadolu’nun yıllarca ihmal edilmiş olması.

5.TCF’nin inkılâplara karşı çıkanlarca ümit verici tutumu

 

·  13 Şubat 1925’de Diyarbakır’da başlayan isyan Genç, Erzurum, Elazığ, Muş ve Bitlis’te etkili oldu.

·  Bu bunalımlı dönemde Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti.

·  Yeni hükümeti oluşturan İsmet İnönü isyana karşı şu önlemleri aldı: 

1.Bölgede sıkıyönetim ilan edildi.

2.Bölgeye ordu sevk edildi.

3.Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu tamamlar nitelikte olan ve rejimin tartışılmasını yasaklayan Takrir-i Sükûn Kanunu ilan edildi. (4 Mart 1925’den 2 Mart 1927’ye kadar yürürlükte kalan bu kanun inkılâpların kabul edilmesini kolaylaştırdı.)

4.İstiklal Mahkemeleri yeniden kuruldu.

İsyan 15 Nisan 1925’de tamamen bastırıldı ve suçlular cezalandırıldı.

 

Şeyh Sait İsyanı’nın Sonuçları:

1.İstiklal Mahkemeleri tekrar kuruldu.

2.Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı.

3.TCF kapatıldı.

4.İlk çok partili hayat denemesi başarısız sonuç­landı.

5.Musul meselesi İngiltere lehine sonuçlandı.

6.Devrimler konusunda dikkatli olunması gerektiği görüldü.

Not: Bu isyan laikliğe ve devrimlere karşı oluşan ilk ciddi isyandır.

 

Mustafa Kemal’e Suikast Girişimi (16 Haziran 1926)

Sebepleri:

1.Bazı grupların Mustafa Kemal’i ortadan kaldıra­rak amacına ulaşmak istemesi.

2.Rejimi değiştirmek isteyen çevrelerin düşünce­leri.

Bu girişimden Giritli Şevki denilen kayıkçı saye­sinde devletin haberi oldu ve suikast gerçekleşmedi.

 

Önemi:

1.İttihatçılar tamamen tasfiye edildi.

2.Muhalifler sindirildi.

3.TCF’nin kapatılması haklılığı daha iyi anlaşıldı.

4.Mustafa Kemal “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” diyerek Türkiye Cumhuriye­tinin varlığının devamının kendi sağlığına bağlı olmadığını; bu devletin sağlam temeller üzerine bina edildiğini vurgulamıştır.

 

 

Serbest Cumhuriyet Fırkası (12 Ağustos 1930)

Kurulma Sebepleri:

1.1929’da meydana gelen dünya ekonomik bunalı­mının Türkiye’yi de olumsuz etkilemesinden dolayı mecliste bunalımlar meydana gelmiştir. Mustafa Kemal bu bunalımın yeni bir partinin kurulması ile aşılacağına inanmaktadır.

2.Meclise demokrasinin gereği olan çok sesliliği getirmek.

3.Ülkenin çok partili hayata hazır hale geldiğinin tahmin edilmesi.

·  Mustafa Kemal, arkadaşı olan Ali Fethi Okyar’a Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdurmuştur.

·  Serbest Cumhuriyet Fırkası ekonomide devletçilik yerine liberal ekonomiyi savunmuştur.

·  Parti inkılâplar ve Mustafa Kemal’e saygılıydı.

·  Mustafa Kemal, başkanı olduğu CHF ile SCF ara­sında tarafsız olacağına dair, Ali Fethi Okyar’a söz vermiştir.

·  Bir kaç ay sonra eski sistemi savunanların SCF’de toplanması Ali Fethi Okyar’ı kuşkulandırdığı için; Ali Fethi Okyar, 17 Kasım 1930’da SCF’yi kapattı.

 

Menemen Olayı (23 Aralık 1930)

·  Derviş Mehmet denilen bir isyancı, Menemen halkını isyana çağırdı.

·  İsyanı önlemeye çalışan asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, isyancılar tarafından öldürüldü.

·  Bölgeye gelen askeri birlikler isyanı bastırdı.

 

Önemi:

1.Çok partili hayat için ortam oluşmadığı görüldü.

2.Rejimin yerleşmesi için daha dikkatli olunması gerektiği görüldü.

3.SCF’nin kendi kendini kapatmasının haklılığı anlaşıldı. 

Not: İnkılâpların yerleşmesi için 1945 yılına kadar bir daha çok partili hayat denenmedi.

 

 

Demokrat Parti (1946)

Kuruluş Sebepleri:

1.CHP’de parti içi muhalefetin artması.

2.II. Dünya Savaşını demokrat devletlerin kazan­ması.

3.Türkiye’nin çok partili hayata hazır hale gelmesi.

·  Demokrat Parti, CHP’den ayrılan Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan öncülüğünde kuruldu.

·  1946 yılında yapılan seçimleri, açık oy gizli tasnif esasına göre olduğundan dolayı, CHP kazandı.

·  1950 seçimlerini, gizli oy açık tasnif esasına göre, DP ezici bir çoğunlukla kazandı ve ilk defa Tür­kiye’de CHP dışında başka bir parti yönetime geldi.

·  DP iktidarı 27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadar devam etti.

·  17 Eylül 1961’de devrin başbakanı Adnan Mende­res idam edildi.

 

 

İnkılâbın Gelişimi,

Devlet ve Toplum Kurumlarının Laikleşmesi

Osmanlı Devleti’nde Hukuk

Osmanlı Hukukunun Özellikleri:

1.Şer’î ve örfî olmak üzere ikiye ayrılır.

2.Din,  mezhep farkları ve kapitülasyonlar mezhep birliğini engellemiştir.

3.Tanzimat döneminden itibaren batı hukuku taklit edilmeye başladı.

4.Kadın hakları kısıtlıdır.

5.Mahkemelerde tek yargıç vardır.

6.Avukatlık, son döneme kadar yoktur.

7.Laik değildir.

 

Türk Medeni Kanunun Kabulü (17 Şubat 1926)

Sebepleri:

1.Osmanlı’nın son döneminde hazırlanmış olan Mecellenin halkın medeni hukuka dair ihtiyaçlarını tam karşılayamaması.

2.Mecellenin sadece Hanefi mezhebini ölçü alması.

3.Bütün vatandaşlarını eşit kabul eden Türkiye Cumhuriyetinin yapısına Osmanlı zamanından kalan hukukun uymaması.

4.Hazırlayanlar; Mecelle’nin, değişen şartlara göre değişebileceğini belirttiyse de; değişen şartlara göre değiştirilmemesi.

 

İsviçre Medeni Kanunu’nun Türk Medeni Ka­nunu Olarak Kabul Edilmesinin Sebepleri:

1.Mevcut kanunların en yenisi olması

2.Demokratik olması.

3.Akılcı ve pratik olması.

4.Kadın ve erkek eşitliğine uygun olması.

 

Medeni Kanun’un Getirdiği Yenilikler:

1.Hukuk birliği ve düzeni sağlandı.

2.Vatandaşlar arasında hak ve ödevler bakımından eşitlik sağlandı.

3.Mirasta kadın erkek eşitliği sağlandı.

4.Toplumsal alanda kadın erkek eşitliği sağlandı.

5.Hukukta din ve mezhep farkı kaldırıldı.

6.Patrikhanenin din işleri dışındaki yetkileri kaldı­rıldı.

7.Boşanma hakkı kadına da erildi.

8.Boşanma durumunda kadın ve çocukların hakları güvence altına alındı.

9.Patrikhane ve konsoloslukların mahkeme kurma hakkı ellerinden alındı.

10.Hukuk düzeni laikleşti.

11.Modern Türk ailesi oluştu.

12.Aile hayatında eşitlik sağlandı.

13.Kadına meslek seçme özgürlüğü verildi.

14.Lozan Antlaşması’nın 48’nci maddesine göre azınlıklar kendi medeni meselelerini kendi mahke­melerinde halledecekti. Medeni kanunun kabulü ile azınlıkların bu hakkı kaldırıldı.

15.Azınlıkların hukuk özerkliği kesin olarak bitti.

16.Millet bilincinin oluşması için önemli bir adım atıldı.

17.Kadın ve erkek için tek eşle evlilik benimsendi.

18.Evlenme devlet kontrolüne alındı.

 

Açıklamalar:

1.Kapitülasyonlar, yabancı uyruklu kişilerin Os­manlı hukukuna uymasını engelliyordu.

2.Medeni Kanun kadınlara siyasal haklar verme­miştir.

3.Devlet yapısının laikleşmesi 1928’de tamam­landı.

4.1922.1928 arası laikleşmenin hızlı olduğu dö­nemdir.

5.1923.1933 çağdaşlaşmanın hızlı olduğu dönem­dir.

 

Din-Devlet ilişkisi ve Laikliğin Aşamaları

1.Saltanatın kaldırılması

2.Halifeliğin kaldırılması

3.Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması.

4.Tevhid-i Tedrisat Kanununun çıkarılması.

5.Tekke, zaviye, dergâh ve türbelerin kapatılması.

6.Kılık kıyafet devrimi

7.Medeni Hukukun kabulü

8.Anayasadan “devletin dini İslâm’dır” maddesinin çıkarılması.

9.1937’de Laikliğin anayasaya alınması.

Not: Hukukta laikliğin benimsenmesi; Avrupalıla­rın, ülkemizde yaşayan Hıristiyanların haklarını bahane ederek, iç işlerimize karışmasını önledi.

 

 

Eğitim ve Kültür Alanında İnkılâp Hareketleri

Eğitim Alanında Yapılan İnkılâpların Sebepleri:

1.Eğitimi çağdaşlaştırmak.

2.Milli demokratik ve laik bir toplum oluşturmak.

3.Eğitimi birleştirmek.

4.Eğitimdeki ikilik ve karışıklığı önlemek.

5.Cumhuriyet rejimini güçlendirecek eğitim siste­mini oluşturmak.

6.Kültür ikiliği ve çatışmasını önlemek.

 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924)

1.Eğitim ve öğretimde birlik sağlandı.

2.Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı.

3.Eğitim devletçi, milliyetçi ve laik bir karakter kazandı.

4.Azınlık okullarının zararlı faaliyetleri durduruldu.

5.Yabancı okullara Türkçe dersleri kondu.

6.Medreseler kapatıldı.

7.İlköğretim zorunlu ve parasız duruma getirildi.

8.Eğitimde eşitlik sağlandı.

 

Medreselerin Kapatılmasının Sebepleri:

1.Yeni rejim karşıtlarının yetişmesini önlemek

2.Kültür ikiliğini önemek

3.Din bilginine pek ihtiyaç olmaması

4.Medreselerin çağa ayak uyduramaması

Din adamı ihtiyacını karşılamak için İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakülteleri açılmıştır.

2 Mart 1926’da Maarif Teşkilatı Kanunu çıkarıldı.

 

Türk Harflerinin Kabulü (1 Kasım 1928)

Sebepleri:

1.Arap harflerinin okuma ve yazmayı zorlaştırması.

2.Avrupa ile ilişkilerin kolaylaştırılmak istenmesi

3.Halkı çağdaşlaştırmak

4.Türkçe’yi yeniden canlandırmak

5.Okuma yazma oranını artırmak

6.Arap alfabesinin Türkçe’nin yapısına uymaması.

Not:1928 yılında Millet Mektepleri açılarak eği­tim seferberliği başlatılmıştır. Mustafa Kemal bu mekteplerde 24 Kasım 1928’de ders verdiği için, kendisine başöğretmen denilmiştir.

1933’de Darülfünûn’un yerine İstanbul Üni­versitesi kuruldu.

 

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Eğitimin Durumu

·  1923-1924 öğretim yılında Türkiye’nin nüfusu 11-12 milyon kadardı. Bu nüfusun % 10’u okur-yazardı.

·  Öğretmenlerin çoğu, meslekî eğitimden geçmemişti.

·  Bilimsel eğitim ve öğretim yöntemleri bilinmiyordu.

·  Okul binaları eğitime elverişli değildi.

·  Ders araç ve gereçleri yetersizdi.

·  1923-1938 yılları arasında görülen aksaklıklar giderilmeye çalışılmış ve bugünkü eğitim sistemimizin temeli atılmıştır.

 

Eğitim ve Öğretim Alanında Cumhuriyet’ten Sonra Yapılan Yenilikler

·  İlköğretim Yasası ile ilköğretim parasız ve zorunlu hale getirilmiştir.

·  Okullar yapılmış ve öğretmen okulları açılmıştır.

·  Orta öğretim teşvik edildi.

·  Mesleki ve teknik eğitim veren okullar açıldı.

·  Ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan yetiştirmek amacıyla üniversiteler açıldı.

 

 

Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması (15 Nisan 1931)

TTK’nın Kurulmasının Sebepleri:

1.Türk vatanının bütünlüğüne karşı girişilecek ter­tipleri tarihi kanıtlarla etkisiz hale getirmek.

2.Türklerin üstün medeni kabiliyetini ve dünya mede­niyetine yaptığı hizmetleri gözler önüne ser­mek.

3.Türk milletine atılan iftiraları cevaplandırmak.

4.Türk Tarihinin derinliklerini araştırmak.

5.Ortak tarih bilinci oluşturulacak

6.Anadolu’nun eski halkını araştırmak.

Açıklama:

1.Türk Tarih Kurumu’nun kurulması ulusçulukla ilgilidir.

2.Osmanlı Devleti’nde Tanzimat Dönemi’ne kadar İslam Tarihi; Tanzimat Dönemi’nde Osmanlı Tarihi; II. Meşrutiyet Dönemi’nde ise Türk Tarihi ağırlıklı olarak okutuldu.

3.1932’de Türk Tarih Tezi ortaya atıldı.

 

Türk Dil Kurumu’nun Kurulması (12 Temmuz 1932)

TDK’nın Kurulma Sebepleri:

1.Türkçe’yi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak.

2.Türkçe’nin kökenlerini araştırmak.

3.Türkçe’yi zenginleştirmek.

4.Türkçe’yi bilim dili haline getirmek.

5.Türkçe’yi halkın anlayacağı şekle getirmek.

6.Dil çalışmalarını planlı hale getirmek

7.Türkçe’nin zenginliğini ortaya koymak

8.Türk dilini öz benliğine kavuşturmak.

9.Konuşma dili, yazı dili ve bilim dili arasındaki farkları gidermek.

10.Dildeki Osmanlıcılığı bitirmek

11.Halk ile aydınlar arasında dil uzlaşması sağla­mak

12.Resmi dil ile halk dili arasındaki farkları gider­mek.

Açıklamalar:                                                      

1.TDK’ nın kurulması ulusçuluk ile ilgilidir.

2.1932’de Halk Evleri açıldı.

 

 

 

Toplumsal Yaşayışın Düzenlen­mesi

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

(30 Kasım 1925)

Önemi:

1.Türk halkının bilime, akılcılığa ve laik düşünceye yönelmesi açısından önemli bir adım atıldı.

2.Birlik beraberliğin sağlanması yönünde önemli bir adım atıldı.

3.Türkiye’nin falcılar, şeyhler, dervişler ve büyü­cüler ülkesi olamayacağı ispatlandı.

Açıklamalar:

·  Aynı gün şeyh, derviş, mürit gibi unvanların kul­lanılması ve kurumlarla ilgili elbiselerin giyilmesi ve muskacılık yasaklandı.

·  Türbeler kapatılırken Yavuz ve Fatih gibi Türk büyüklerinin türbelerinin kapatılmaması; Türk İnkılâbının tarihi kökleri koparmaya yönelik olma­dığını gösterdi.

 

Kılık-Kıyafetin Düzenlenmesi (25 Kasım 1925)

Sebepleri:

1.Türk halkının görünümünü çağdaşlaştırmak

2.Ayrılık ifade eden giysilerin giyimini durdur­mak.

3.Çağdaşlaşmayı ve birliği sağlamak.

Açıklamalar:

1.Şapka devrimi Kastamonu’dan başlatılmıştır.

2.Fes geri kalmışlığın sebebi değil; anısıydı.

3.Kadınların giyimi konusunda kanun çıkarılmayıp; bu durum doğal haline bırakıldı.

4.3 Arlık 1934’de çıkarılan bir kanunla din adamla­rının ibadet yerlerinin dışında dini kıyafet giymeleri yasaklandı. (Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Ha­hambaşı bu kuralın dışında tutuldu.)

 

Soyadı Kanununun Kabulü (21 Haziran 1934)

Sebepleri:

1.Medeni Kanunun uygulanmasından doğan aksak­lıkları gidermek.

2.Toplumda ayrılık ifade eden lakapları kaldırarak birliği güçlendirmek.

3.Eşitlik ilkesini güçlendirmek.

Açıklamalar:

1.Aynı gün ağa, hoca, molla, paşa ve bey gibi un­vanların kulla­nımı yasaklandı.

2.Osmanlı’dan kalan madalyaların taşınması ya­saklandı.

3.Meclis Mustafa Kemal’e Atatürk soyadını verdi ve bu soyadı başkalarının kullanmasını yasakladı.

 

Ölçüler, Saat ve Takvimde Değişiklik (26 Aralık 1925)

Sebepleri:

1.Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkileri kolaylaş­tırmak

  Açıklama:

1.Aynı gün Avrupa’nın saat ölçüsü kabul edildi.

2.1931’de Avrupaî tarz ağırlık ve uzunluk ölçüleri kabul edildi.

3.1935’de haftalık tatil Cuma’dan Pazara alındı.

4.1928’de uluslararası rakamlar kabul edildi.

5.Uzunluk ve ağırlık alanındaki değişiklikler ve hafta tatilinin değiştirilmesi Avrupa ile ticari ilişki­leri kolaylaştırmaya yöne­liktir.

 

 

Kadın Haklarının Kabulü ve Kadının Toplumdaki Yeri

Sosyal Haklar

·  Medeni Kanun’un kabulü ile kadın erkek eşitsizliği giderildi.

·  Türk kadını, resmî nikâh, boşanma, çocukların vesayeti, mirasta eşitlik, meslekte çalışma haklarına kavuştu.

 

Siyasal Haklar

·  Kadınlara 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;

·  29 Ekim 1933’de muhtar seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;

·  5 Aralık 1934’de ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.

 

Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesinin Önemi:

1.Kadın, siyasal alanda erkeğe eşit hale geldi.

2.Ulusal irade meclise tam olarak yansıdı.

3.Milli Egemenlik ve Halkçılık pekişti.

4.Türk kadını Avrupa ülkelerinde kadınlara veril­miş olan haklardan daha fazla hakka sahip oldu.

Not: 1935 seçimlerinde 18 kadın milletvekili meclise girmiştir.

             

Ekonomik Alanda Gelişme

Milli Ekonominin Kurulması

1 Mart 1922’de TBMM Ekonomi Çalışmaları­nın Başlıca Noktalarını Şöyle Belirlemiştir:

1.Sanayii canlandırmak ve modern araçlara sahip olmak

2.Ormanları iyi hale getirmek

3.Toplum menfaatini doğrudan ilgilendiren kuru­luşları ve iktisadi girişimleri gücümüz oranında devletleştirmek.

4.Madenlerimizi işletmek ve bu alana yönelen ser­mayeyi himaye etmek

5.Ekonomik bağımsızlığın korunabilmesi için büt­çeyi ekonomik yapı ile uygun tutmak

 

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923)

Kongrenin Toplanma Sebepleri:

1.Milli ekonominin amaçlarını ve amaçlara ulaş­mak için izlenecek yöntemi belirlemek

2.Ekonomik bağımsızlığın yöntemini belirlemek

3.Milli ekonominin temellerini atmak

 

Kongrede Alınan Bazı Kararlar:

1.Anonim şirketlerin kuruluşunu kolaylaştırmak

2.Milli bankalar kurmak

3.Demir yolları inşaatının hükümetçe bir programa bağlanması

4.Sanayii teşvik etmek

5.Yerli malının kullanımına önem vermek

6.Teknik eleman yetiştirecek okullar açmak

7.Sanayi mallarının gümrük vergileri ile korunması

8.Ulaşım sorunlarının çözülmesi

9.Tüketim mallarının üretimine öncelik vermek

10.Yabancı kurumları millileştirmek

Açıklamalar:

1.Bağımsız ekonomi için ilk adım Lozan’da kapi­tülasyonların kaldırılması ile atıldı.

2.İzmir İktisat Kongresi bağımsız, liberal ve milli ekonomiyi benimsedi.

3.1930’da Merkez Bankası’nın kurulması Türk para­sını yabancı sermayenin elinden kurtardı.

4.İzmir İktisat Kongresinde Misak-ı İktisadi kabul edildi.

 

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Özel Girişimin, Desteklenmesine Rağmen, Beklenen Verimi Gös­terememesinin Sebepleri:

1.Özel sermayenin yetersizliği

2.Yetişmiş iş gücünün yetersizliği

3.Deneyim ve bilgi eksikliği

4.1929’da dünya ekonomik bunalımının çıkması

 

Devletçi Ekonomiye Geçişin Sebepleri:

1.Özel girişimin üzerine düşen görevi yerine geti­rememesi. Özel teşebbüsün desteklenmesi için 1924’de İş Bankası kuruldu. 1927’de Teşvik-i Sa­nayi Kanunu çıkarıldı.

2.Devletin gelişebilmesi için vakit kaybetmeden büyük sanayi atılımlarının yapılmasının gerekmesi.

1933 yılında I. Beş Yıllık Kalkınma Planı Hazır­landı.

 

Önemi:

1.İlk defa planlı ekonomi dönemi başladı.

2.Ekonomi devletçi (Karma Ekonomi: Büyük atılımları devlet yapsa da; özel teşebbüse de iş imkânı tanınır)  bir özellik kazandı.

3.İlk büyük atlımlar bu dönemde yapıldı.

4.Toprak reformu tam olarak gerçekleştirilemedi.

1937’de II. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandıysa da; II. Dünya Savaşının başlamasından dolayı uy­gulanamadı.

 

Tarım

Tarımın Geliştirilmesi İçin Alınan Önlemler

1.Aşar kaldırıldı (17 Şubat 1925)

Açıklama:

Vergi gelirlerinin %40’ını oluşturan aşarın kaldı­rılması ilk bütçe açığını oluşturdu. TBMM’nin bu kararı tarıma verilen önemi gösterir.

 

2.Ziraat Bankası kuruldu.

3.Kooperatifler kuruldu (1929).

4.Yüksek Ziraat Enstitüsü kuruldu.

5.Tohum ıslah istasyonları ve numune çiftlikleri kuruldu.

6.Toprak reformu için 1926’dan itibaren teşebbüs­ler yapıldı.

 

Ticari Hayatın Düzenlenmesi

1.Lozan Antlaşması ile Kapitülasyonlar kaldırıldı.

2.Ticareti koruyan kanunlar çıkarıldı.

3.İş Bankası kuruldu (1924).

4.1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Türk de­nizlerinde yük ve yolcu taşıma işleri Türk gemicile­rine verildi.

 

Sanayi ve Madencilik

1.Milli sanayinin korunması ve gelişmesi için ka­pitülasyonlar kaldırıldı.

2.Büyük yatırımlar devlet tarafından yapıldı.

3.Özel teşebbüs desteklendi.

4.1925’de Sanayi ve Maden Bankası kuruldu.

5.28 Mayıs 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıka­rıldı.

6.Planlı Ekonomi uygulanarak ilk büyük fabrikalar kuruldu.

7.1933’de Sümer Bank kuruldu.

8.1935’de Etibank ve MTA kuruldu.

9.Kayseri, Ereğli, Nazilli, Malatya ve Bursa meri­nos dokuma fabrikaları; İzmit selüloz ve kâğıt; Beykoz deri ve kundura; Paşabahçe cam; Karabük demir-çelik fabrikaları açıldı.

Not: Uşak Şeker Fabrikası, Teşvik-i Sanayi Ka­nunu sonucunda kurulmuştur.

 

Bayındırlık Alanında Gelişme

1.1927’de Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü kuruldu.

2.1933’de Milli Hava Ulaştırma Teşkilatı kuruldu.

3.1923’de Türkiye Seyrüsefâin İdaresi kuruldu.

 

Sağlık ve Tıp Alanında Gelişme

1.Sağlık bakanlığı kuruldu.

2.1923’te sağlık hizmetleri ülke genelinde yaygınlaştırıldı.

3.Ankara, İstanbul, Sivas, Erzurum, Trabzon ve Diyarbakır’da örnek hastaneler yapıldı.

4.1930’da umumi Hıfzıssıhha kanunu çıkarıldı. Bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele edildi.


 



www.tarihogretmeni.com